Year: 2019
Type: article
Abstract: Fransız edebiyatında 17. Yüzyıl denildiğinde ilk akla gelen yazarlardandır Molière. Mihail Afanasyeviç’in ifadesiyle “Çağdaşımız Molière” hakkında yapılan sayısızca çalışmalara rağmen, hala kendinden ve eserlerinden söz ettirecek kadar güncelliğini kaybetmeyen bir yazar. Peki, nedir Molière’i bu kadar evrensel kılan? Yazarlığı, şairliği, oyunculuğu, tiyatro yönetmenliği bir yana, biz onun başarısındaki en önemli etkenin onun o üstün gözlem gücüne dayandığını düşünüyoruz. O, insan doğasını bütün ayrıntılarıyla görmesini, gözlemlemesini ve oyunlarına aktarmasını bilen ender yazarlardandır. Tiyatroyu toplumun bir aynası olarak nitelendiren Molière, yaşadığı dönemin aksaklıklarını, kusurlarını, bütün sahte değerleri gülmeceyle birleştirip sahneye taşır. Tabi bundan kadınlar da nasibini alır. Oyunlarının birçoğunun başlığında yerlerini bulan kadınlar, Molière tiyatrosunda 17. Yüzyıl Fransız toplumunu tiyatroya yansıtmak, komiği oluşturmak, doğanın, doğallığın öneminin vurgulamak için de önemlidirler. Çalışmamızda, hem 17 yüzyıl hem de o yüzyılda kadının toplum içindeki konumu hakkında genel bir bilgi vermeyi hedefliyoruz. Molière oyunlarının dramaturjik analizi için 17. Yüzyılın siyasal, toplumsal özelliklerini sık sık göz önünde bulundurmaya çalıştık.
Author: Şengül KOCAMAN
Language: Turkish
Subfield: Literature and Literary Theory
Field: Arts and Humanities
Domain: Social Sciences
SDG: Gender equality
Open Access status: bronze
OpenAlex ID: W2922582448
