Year: 2024
Type: article
Abstract: Spekülatif kurgunun en üretken yazarlarından biri olan James Graham Ballard, ‘mekân’ kavramını eserlerinin aktif bir parçası olarak kullanır. Özellikle 20. yüzyıl kentsel mekânı, yazarın distopik kurgusunun önemli bir bölümüne ilham kaynağı olmuştur. İnşa edilmiş çevrede saklı ihtimallerden geleceğe yönelik çeşitli çıkarımlar yapan yazar, eserlerinde insan doğasının tehlikeli alanlarını keşfeder. Ballard’ın Concrete Island (1974) adlı romanı, insan coğrafyasını giderek insansızlaştıran otoyolların bir eleştirisini sunar. Bu çalışma, Concrete Island romanını Marc Augé’nin “yok-yerler” ve Julia Kristeva’nın “iğrenç” kavramları aracılığıyla incelemektedir. Çalışma, Concrete Island’da burjuva öznelliğinin yaşadığı krizin kentlerde giderek çoğalmakta olan yok-yerlerden kaynaklandığını iddia eder. Bu iddiayı temellendirmek için, çalışma ilk olarak romanın yok-yerlerin özelliklerini nasıl yansıttığı ve bu özelliklerin kentlerin kamusal alanına ne gibi zararlar verdiği üzerinde durur. Bu tartışma, aynı zamanda medeniyetin tam ortasında Maitland’ın bir trafik adasında absürt bir şekilde mahsur kalmasının mantıklı bir açıklamasını sunmayı amaçlar. Devamında ise bu inceleme, burjuva öznelliğinin oluşumu için dışlanması bir ön koşul olan kentlerin iğrenç mekânlarını kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Çalışmanın bu kısmı, ana karakterin burjuva öznelliğini yeniden kazanma ve bu öznelliği terk etme eğilimleri arasındaki tereddütlerini ele alır. Çalışma, iğrenç kavramını kuramsal bir araç olarak kullanarak, Jane ve Proctor’ın simgesel düzenin kırılganlığına nasıl işaret ettikleri ve Maitland’ın iğrenç ile nihai özdeşleşmesini vurgular.
Source: DergiPark (Istanbul University)
Author: Altaç, İsmail Serdar
Institution: Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Language: Turkish
Topic: Spatial and Cultural Studies
Subfield: Geography, Planning and Development
Field: Social Sciences
Domain: Social Sciences
Open Access status: green
OpenAlex ID: W4405961214
